Yaz
diyen arkadaşlarım var. Durmadan yaz, rahatlarsın diyorlar.Kolay
geliyor onlara ama ben her yazışımda içimde bazı duvarlarımı
yıkıyor, o taşların altında kalıyorum.Üzerime yıkılmış
onca taşı atmaya çalışıyorum,yapamıyorum. Sivri uçları mide
boşluğuma batıyor tıpkı gülüşün gib.Herkes sanıyor ben
sadece gülüp eğleniyorum.Oysa ben yalnız seninle gülüyordum.Sen
hariç başka biriyle konuşmak istemiyorum ama gariptir ki bir tek
seninle konuşamıyorum.Ben artık dışarıya karşıda sessiz
olmayı planlıyorum.Hayatımda değişikler yapıyorum.İnsanlar
ben’i tanımıyor,onlar farklı bir maskeyle tanıştılar.Bilmiyorlar
içimdeki fırtınayı, kopup, sökülüp daha da kanayan damarlarımı
,sızılarımı… Dışardan cosmopolitan hayatın içine doğmuş
bir elitist gibi görünsem de sensiz içi tropikal bi adada
hindistan cevizi sütünü pipetle içerken hamakta rüzgarın yüzüne
değmesiyle sadece tebessüm edebilen ıssız bir adammışım
ben.Kararlar alıyorum dedim ya, onlar sözde ünlemli cümleler
mesela: "Sen, Benim Almanya’m değilsin. Sen kaybettin diye
ben kaybetmem!" gibi ancak artık daha gücsüzüm,tabi ki
sensiz ayağa kalkabilirim de sensiz nasıl ayakta kalırım onu
bilemiyorum…Soğuk bir kış gibisin çatlamış dudaklarımda, ben
sadece seninle ısınabiliyorum,O yüzden hep hasta oluyorum bu kış
mevsimlerinde ama sen kendine dikkatli bak olur mu?Dışarı çok
soğuk bitanem sıkı giyin tamam mı?Üşütme…
Hey bunu okuyan:
Güzel,duygusal,romantik metinler yazdığımı sanıyorsun değil mi?
Oysa ben mezar kazıyorum.
Hey bunu okuyan:
Güzel,duygusal,romantik metinler yazdığımı sanıyorsun değil mi?
Oysa ben mezar kazıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder